Anneler Günü, hayatın her anında hissedilen o eşsiz bağın taçlandığı bir gün olarak cemiyet hayatının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Emel Ayaydın, Hediye Güral Gür, Nazlı Keçili ve Tuba Develi, anneliğin hayatlarını nasıl dönüştürdüğünü samimiyetle anlattı.
Annelik duygusunu "dünyanın en güzel hediyesi" olarak tanımlayan Emel Ayaydın, anne olduktan sonra önceliklerinin tamamen değiştiğini vurguladı. Kızı Yağmur ile arkadaş gibi bir bağ kurduklarını belirten Ayaydın, Anneler Günü'nü ailece bir arada geçirmenin kendisi için en büyük ödül olduğunu ifade etti.
İş dünyasının başarılı isimlerinden Hediye Güral Gür, ilk kez anne olduğu o soğuk kış sabahını dün gibi hatırladığını söyledi. Hastane yolundaki endişelerin yerini sıcak bir sevgiye bıraktığını belirten Gür, "Anne olduktan sonra annemin değerini çok daha iyi anladım. Bu, gerçekten kutsal bir vazife," diyerek duygularını dile getirdi.
Nazlı Keçili, anneliğin nesilleri yetiştirmek adına dünyadaki en önemli sorumluluk olduğunu belirtti. Kızı Nazenin'i kucağına alalı 20 yıl geçtiğine hala inanamadığını söyleyen Keçili, çocuklarının ve annesinin hayatındaki en büyük şanslar olduğunu ifade ederek, "Anneler Günü her gün olmalı," dedi.
Annelik serüvenine erken doğumla gelen bir endişeyle başladığını paylaşan Tuğba Develi ise, çocukların varlığıyla birlikte Anneler Günü kutlamalarının evde büyük bir heyecana dönüştüğünü anlattı. Develi, "Anne olduktan sonra inanılmaz düzenli ve planlı bir insan olmak zorunda kaldım. Şimdi annemin geçmişte bana söylediklerini ben kızlarıma söylüyorum," diyerek anneliğin öğretici yanına dikkat çekti.
Reşit ÖZET