X

Röportaj: Aybala ÇALIŞKAN

 

Fotoğraflar: Hakan YAĞCI

 

 

 

 

 

Buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda doğal olarak bulunan, gıda sanayiinde kıvam verici olarak kullanılan ’glüten’ maddesi bazı kişilerde çölyak hastalığına neden oluyor. 2006 yılında glüten alerjisi ve besin duyarlılığı olduğunu öğrenen iş adamı Demir Sabancı'nın eşi Aslıhan Koruyan Sabancı, çölyak hastalarının lezzetli yemekler yemesi ve hayatlarını daha mutlu geçirmeleri için 'Glütensiz Gurme Lezzetler' adlı yemek kitabını kaleme aldı. İki buçuk senelik titiz bir çalışmanın ardından 2008 yılında yayınlanan kitabın, geçtiğimiz aylarda da ingilizce baskısı okuyucuyla buluştu. Yemek yapmayı çok seven ve değişik tatlar yaratmaktan keyif alan Sabancı'yı ''Sadece tarif etmek yetmez'' diyerek htkulup.com için İstanbul Marriott Asia'nın mutfağına soktuk.

 

 

 

- Çölyak hastalığı, glüten alerjisi ve glüten duyarlılığı Türkiye'de yeni yeni duyulmaya başladı. Bu konularla ilgili bildiklerinizi paylaşır mısınız?

 

 

 

Çölyak hastalığı, glüten alerjisi ve glüten duyarlılığı çok önemli ve ciddi konular. Kişinin sağlığında büyük rol oynayacak hastalıklar. Bende de glüten hassasiyeti ve besin duyarlılığı var. Çölyak hastalığı buğday, arpa, çavdar gibi tahıllardaki bulunan glüten adında proteine karşı alerjiden kaynaklanmaktadır. Çölyak hastalarının bu besinleri hiç tüketmemeleri gerekir. Hassasiyet olan kişilerde büyük reaksiyon yaratabilir. Az miktarlarda veya dönüşümlü diyet yoluyla bu besinleri tüketebilirler. Kişiler uzman doktorlarla kişiye özel beslenme programlarını ayarlamaları gerekmektedir.

 

 

 

 

 

- Besinlere karşı duyarlı olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

 

 

 

Glüten hassasiyetim ve besin duyarlılığım olduğunu öğrendiğim de kesinlikle bir diyet uygulamayı düşünmedim. Testlerde hata olabileceğini düşündüm. 2006'da Türkiye'de bu konu çok bilinmiyordu, tek bir kurumda test yapılıyordu. Testler analiz için Türkiye'den yurtdışına gönderiliyordu, analiz edilecek bir kurum bile yoktu. Yurtdışına gönderilirken testlerimin bozulduğunu düşündüm; o kadar inanmadım yani. Bende olan bazı belirtilerinde gıda hassasiyetinden değil de yorgunluk hazımsızlık stres gibi bir takım dış etkenlerden dolayı olduğunu zannettim.

 

 

 

- Bu durumu avantaja çevirebildiniz mi?

 

 

 

Benim gibi yemeği seven ve bundan büyük keyif alan kişiler için büyük dezavantaj. Ama bununla yaşamayı ve mutlu olmayı öğrenebiliriz. Elimizde böyle bir sorun var ve bununla ne yapabiliriz diye düşünürsek daha kolay çözüme ulaşırız. Elimizde belli malzemeler var bununla ne yemek yapabileceğimizi bilmemiz gerekiyor. İlk başta bana çok dezavantajlı bir durum gibi geldi. Daha sonra bununla mutlu olarak yaşamayı, alışkanlıklarımızı değiştirdiğimiz zaman bununla da mutlu olabileceğimizi anladım.

 

 

 

 

 

- Kitabı çıkarmaya ne zaman karar verdiniz?

 

 

 

Rahatsızlığımı 2006 senesinde öğrendikten sonra yaklaşık 8 - 9 ay özel bir diyet uygulamadım. Yurtdışından tarifler araştırdım, kaynak kitaplar aldım. O zamanlar yeterli kaynak kitap da yoktu. Mutfakla da mutlu olarak ilgilendiğim için evimde kendi tariflerimi oluşturmaya başladım ve defterime yazmaya başladım. Böylelikle evimde kendi tariflerimi oluşturmaya başladım. İki buçuk senelik ciddi bir çalışmadan sonra kitabımı çıkardım.

 

 

 

- Çölyak hastalığıyla ilgili diğer kaynakların çoğalmasında kitabınızın öncülük ettiğini düşünüyor musunuz?

 

 

 

Kitabımdan sonra daha çok kaynak çıktı diyebilirim. Benim kitabım çıktıktan sonra değerli profesörlerin yemek kitapları çıktı. Bu benim için çok büyük bir gelişme... Gündem oluşturduğumu düşünüyorum. Bu konuda bilinç arttı. Kaynaklar ve çözümler arttı. Gelecekte bu konuda başka yemek kitapları da yazabilirim.

 

 

 

 

 

- Geçtiğimiz aylarda kitabı ingilizce olarak yeniden yazdınız değil mi?

 

 

 

İngilizce baskısını baştan yazdım. Çeviri de yanlış anlaşılmalar olabiliyor, o yüzden bayağı uzun sürdü. İnşallah İngilizceden başka dillere de çevrilir. Yurtdışından talep üzerine ingilizcesini de yazdım. Türk mutfağımız çölyak hastalarına da yurt dışında da hizmet verebilecek. Bende büyük bir mutlulukla kabul ettim.

 

 

 

- Tariflerde kullanılan malzemeler her yerde kolay bulunabiliyor mu?

 

 

 

Kırsal kesimin ulaşamayacağı glutensiz un, kestane unu yumurta tozu glutensiz biskuvi gibi malzemeleri kullanmadan; her yerden temin edilebilecek malzemelerle yemekleri tarif etmeye dikkat ettim. Bu kitap herkese hizmet etsin istedim.

 

 

 

 

 

- Çölyak hastaları lezzetli yemekler yiyebilir mi peki?

 

 

 

Kitapta gurme lezzetlere yer verdim. Bu konuda güçlük çeken insanların kendilerini mutsuz hissetmemelerini, onların da sofralarının kendilerince gurme olmasını ve hayatlarının mutlu geçmesini istedim. Bizim de Türk mutfağımız bol çeşitli ve buna hizmet edebilecek yemeklerimiz var. Ufak değişikliklerle bunu sağlayabiliriz.

 

 

 

- Menüsü çölyak hastalarına özel bir restoran açmayı düşünüyor musunuz?

 

 

 

Şu an çok yoğunum ama gelecekte neden olmasın? Bu konunun eğitimini de aldım. Çok daha ilerde bu projeyi gerçekleştirebilirim.

 

 

 

- Çocuklarınız hazırladığınız yemeklerden yiyorlar mı?

 

 

 

Çocuklar en başta beni zorlamışlardı ama onlar da artık alıştılar. Sevmedikleri besinleri onların yiyecekleri hale getirmek için bıkmadan usanmadan değişik lezzetlerde sunmaya çalıştım. En sonunda mutlaka bir tanesi mutlaka tutuyor. Sebze çok seviyorlar bunun yerleşmesi için çok uğraşmıştım ama şimde kendileri sebze yemek istiyor. Katkı maddeli gıdaları görseler dahi istemiyorlar. Bu da yerleştirmek istediğim bir konsepti.

 

 

 

'TÜRK MUTFAĞINDAN VAZGEÇEMEM'

 

 

 

- En çok hangi kültürün mutfağını seviyorsunuz?

 

 

 

Türk mutfağını çok seviyorum, iki ucu çok açık. Bölgesel olarak çok zengin bir mutfağız. Birkaç ansiklopedi çıkacak kadar çok çeşit yemeğimiz var. Türk mutfağından vazgeçmem. Karnıyarık, zeytinyağlı fasulye, etli dolma.

 

 

 

- Çok sevip de yiyemediğiniz bir yemek var mı?

 

 

 

Mantıyı glütensiz olarak, pirinç ya da patates unuyla açmak mümkün değil. Bu yüzden mantı yemeyi çok özlüyorum.

 

 

 

- Formda kalmanız sadece beslenmenize mi bağlı?

 

 

 

Daha çok beslenmeyle diyebilirim ama yürüyüş ve yüzmeyi de seviyorum ve mümkün olduğunca çok yapmaya çalışıyorum.

 

 

 

- İş ve özel hayatında nasıl bir Aslıhan Hanım var?

 

 

 

Kesinlikle çok detaycıyım, kitabımı 2.5 senede bitirdim. Hem iş hem de özel hayatımda her türlü detaya değinirim. Kitabın yazım aşamasında işin uzmanlarına danıştım, tariflerin hepsinin analizlerini gördüm. Hem yazım aşamasında hem de fotoğraflarda beğenmediklerimi tekrar tekrar düzenledim. İş hayatında ve özel hayatta çok titizim. Sırf bu yüzden birden fazla projeyi aynı anda kabul etmiyorum. Amacım yavaş yavaş olsun ama iyi olsun.

 

 

 

'EN BÜYÜK YATIRIMIMIZ ÇOCUKLAR'

 

 

 

- Çocuklarınıza yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

 

 

 

Çocuklarımla müzelere, parklara gidiyoruz. Yaz tatilleri bunun için çok büyük bir fırsat. Tatilleri güzel bir şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Ayrıca sabahları okula ben hazırlar, dönüşte ben karşılarım, ödevleriyle ilgilenirim. En büyük yatırımımız onlar. Biz ebevyn olarak belli bir yere kadar onların yanındayız. Hep doğruları öğretip bir süre sonra kendilerine devretmek zorundayız.