X

Maldivler deyince aklıma hep Mahsun Kırmızıgül gelir. Memleketin birçok kesimi "Maldivler nire?" derken Mahsun bir dönem sürekli beyaz kumları arşınlıyor, klip çekiyordu. Hatta kendisine fahri konsolosluk bile verilmişti. E o beyaz kumlarda "Bebemm benim bebemm benim" diye az şarkılar söylemedi Mahsun. En çok onun hakkıydı tabii. Memlekette birçok kişinin Maldivler'e aşkının kabarmasının sebebiydi Mahsun ve klipleri.

 

 

 

Mahsun klipleri sonrasında da ikinci Maldivler aşkı özellikle Antalya'da yapılan en lüks otellerde sürdü. Çünkü hepsinin PR ajansları "Kumları Maldiv'lerden getiriyoruz" açıklaması yapıyordu. Oysa ki tüm kumların Mısır'dan geldiğini bilmeyen yoktu. Ama benim için Maldivler hep balayı için gidilen tatil yeriydi. Pek ilgimi dikkatimi çekmedi. E bir de çok pahalı bir yer tabii. Tabii ucuz irili ufaklı adaları da var ama oralara sıra gelmedi anlayacağınız.

 

 

 

Gel zaman git zaman dünyanın birçok yerine gittim yolum bir türlü düşmemişti Maldiv'e. Ta ki Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur'un davetine kadar. Kendisi yeni nesil patronlardan. Hakkında çok şey duyuyordum ama ilk kez Maldivler'in meşhur beyaz kumlarında tanışma fırsatım oldu. Sebebi buluşmamız da meşhur Banyan Tree'de oldu çünkü Erden Timur Türkiye'de ilk otelini açacak Banyan Tree'yi ülkemize yani Bodrum Yalıkavak'a getiriyor. Dünyanın en lüks resortlarından biri Banyan Tree ve Bodrum'da da bu lüks anlayışıyla karşımıza çıkacak. 400 binden başlayıp 1.500 milyon euroya kadar ev alabileceksiniz. Yani bu kadar paranız varsa kaçırmayın derim. Çünkü Bodrum'un içinde ekstra bir organik yaşam olacakmış. Çocukluğunuzdaki yazlıkları hayal edin. Erden Bey de bunu hayal ederek yola çıkmış ve proje start verdiğinde de yüzde 35'i satılmış. Belli ki Maldivler'e gitmeye üşenenler için altın fırsat olmuş. Fırsatı kaçırmamışlar. Hem Bodrum geceleri de daha hareketli. Maldivler gibi sakin değil. Tamam Maldiv'in beyaz kumları, masmavi tertemiz bir denizi var ama Bodrum'un doğasını ucundan kıyısından yakalayamaz. Memleket candır.

 

 

 

Yeni nesil patron

 

 

 

Erden Timur kısa sürede çok yol almış, ciddi büyüme gerçekleştirmiş yeni nesil patronlardan. 6 sene gibi kısa bir sürede en büyükler arasında yerini almış. Kendisine "Sizin farkınız ne?" diye sordum, o da bana "Ben şirketten maaş alıyorum. Her kazandığımı ‘Hep bana hep bana' demiyorum ve yüzde 51'ini topluma iade ediyorum"dedi. Yani kazandığını topluma yatırıyor. Eşi Emine Hanım'ın da başında olduğu birçok vakıfla sosyal sorumlulukları asla ihmal etmediklerini söylüyor. Özellikle yardıma ihtiyacı olan kadınlar için çalıştıklarını belirtiyor. Erden Timur "Bizim 2 görevimiz var. Kazandığımız paylaşmak. Çocuklar, aile değerleri önceliğimiz" diyor. Paylaştıkça çoğalmak dediklerinin en güzel örneği anlayacağınız.

 

 

 

Öldüm de cennete mi geldim?

 

 

 

Erden Timur ve misafirperver ekibiyle tanıştıktan sonra 6 dakika süren adayı turladım. Bir an "Acaba öldüm de cennette miyim?" düşüncesine kapılmadan edemiyorsunuz. Bembeyaz kumlar, açık mavi bir deniz suyu. Evet çok sıcak ama değer. 2 gün de mis gibi yeter. Fazlası zarar.

 

 

 

Maldivler'den dönerken aklımda kalanlar

 

 

 

-Evlenip adaya gelmek tamam ama uzun yıllar karı-koca olup adaya gelmek sakıncalı. İkinci gün eski defterler açılır. O sessizlik ve sakinlikte yapılacak başka bir şey bulamazsanız boşanıp dönersiniz, benden söylemesi.

 

 

 

-Adada her şey çok yavaş ve sakin ilerliyor.

 

 

 

-Gündüz ne kadar aydınlıksa gece bir o kadar karanlık.

 

 

 

-Gece iskele etrafında ışıklar yanınca köpekbalıkları tur atmaya başlıyor.

 

 

 

-Adada en büyük keyif snorkeling yapmak. Tabii köpekbalığı riski çok büyük. Sizi de buna karşı uyarıyorlar. Yani "Köpekbalığı karşınıza çıkarsa sakin olun. Sakin panik yapmayın" diyorlar. Şansa artık. Her an karşınıza çıkabilir. Ben 2 kez snorkeling yaptım, şansıma karşıma çıkmadı. Şükür.

 

 

 

-Adada tek bir eğlence var. Bir grup yerli müzik yapıyor.

 

 

 

-Adada tek büyük aktive her gün masaj yaptırmak. Erkek masör yok. Sadece kadın masörler var. Hepsi Balili.

 

 

 

-Masajların en kısası 90 dakika sürüyor.

 

 

 

-Tropik meyvelerin hepsi mevcut. Her gün doğal meyve suları ve yoğurtlar yapılıyor.

 

 

 

-Hiç görmediğiniz balıkları görebiliyorsunuz. Ve tabii her an karşınıza çıkabilir duygusuyla, köpekbalığı bol bir denizle karşı karşıyasınız.