X

Eski adıyla D Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali, şimdi ise Bodrum Müzik Festivali. Doğuş Grubu'nun desteğiyle 13 senedir düzenlenen festivale önceki gece katıldım ve mest oldum. Kendimden geçtim. Çünkü sahnedeki Rusya Devlet Akademisi Senfoni Orkestrası'nın başında Valery Platonov ve yanında Fazıl Say var. Daha ne olsun. 3 bin 500 kişiden fazla ve muhteşem bir seyirci. Ekip şahane, Fazıl Say daha da şahane. Keyfi de yerindeydi, bu yüzden altı kez bis yaptı. Daha ne olsun. İçimize çektik doya doya. Fazıl Say'ı çok kez izlemiş ve doyamamış biri olarak direkt söylüyorum ki gerçekten muhteşem bir yetenek. Önünde hiçbir nota, kâğıt, bilgi yok. Sadece gözlerini kapatıyor, müziğin içine giriyor ve çalıyor. Sizi de mest ediyor. Gerçekten güzel bir geceydi. Bu festivalde olmasa eksik olurdu. Birçok yabancı orkestra Türkiye'ye gelmek istememiş. Ülkenin içinde bulunduğu durum yüzünden festival beş güne indirilmiş. Ülkemiz için gerçekten büyük bir acı bu. Ama inşallah geçecek.

 

 

 

Son söz

 

Kısa bir süre önce de yazmış ve istekte bulunmuştum. Herhangi bir sanatçı, PR şirketi, menajer ve basın danışmanı... Bana para ödeyerek bir şey yazdırdığını iddia eden kişi ya da kişiler... Lütfen bana ulaşıp bilgi versin. Hepsini isimleriyle yazacağım ve açıklayacağım. Bu konuları fazla uzatmadan sonuca varalım. Keza memlekette bir sürü konu varken üç-beş kişinin çamurunun izi kalmasın.

 

 

 

Geldiğimiz noktaya buyurun

 

Önceki gün Beyaz TV'deki programa bağlanıp feryat eden Demet Akalın hakkında bir yazı yazdım. “Daha önce Demet Akalın binlerce şey yaşadı, hiç böyle feryat etmedi. İçim acıdı” dedim. “Ben de yaşadım bu duyguyu. Annemin feryadı geldi aklıma” dedim. Ve dilim döndüğünce bu mesleğin geldiği noktayı anlatmaya çalıştım. Bunu yaptım diye:

 

1- Masada oturan 35 yılını bu mesleğe vermiş meslek büyüğümüz

 

Ali Eyüboğlu önce tehdit etti, ardından kıyafetime, giydiğim şorta laf söyleyen insanların tweet'lerini paylaştı. Edebime laf söylemeye çalıştı. Düşünün sadece magazinin gidişatını eleştirdim diye. Direkt kendisini ve o masayı anlattığım bir yazı değildi, öyle olsa ismini vererek yazardım zaten.

 

 

 

2- Programın yapımcısı olduğunu öğrendiğim ve asla tanımadığım kişi benim kötü alışkanlıklarım olduğundan tutun da daha başka edepsizliklerim olduğuna kadar bir süre iftira içeren bir yazı paylaştı. Bir kez göz göze gelmemişiz. Bir kez sohbet etmemişiz. Kızına, bacısına söylense kendi ne yapar acaba? Bugün iftira atan yarın neler yapmaz? Ben bu insanlarla nasıl başa çıkayım? Gram vicdan kalmamış keza kendisinde. Allah yardımcısı olsun.

 

 

 

3- Yıllardır sesine, yorumuna bayıldığım, ancak son yıllarda yaptığı yanlışları eleştirdiğim için benden nefret eden, sağda solda hediye çanta aldığımı iddia eden, arkamdan sürekli iftira atan Hande Yener, “Herkesin maskesi düşüyor çok şükür. Sen aslansın Ali Abi, duayensin. Muhatap bile olma” diyerek milleti gaza getirmeye çalıştı. Düşünün ben kendisine hiç hakaret etmedim, kötü söz söylemedim. Sadece seçtiği bazı şarkıları, sahnesini, kıyafetlerini eleştirdiğim için tüm bunlar...

 

 

 

4- Diğeri, öteki, beriki, “Allah Esin'e laf söylendi, karışsın ortalık. Zaten o hanutçu, zaten o bilmem ne, zaten o gazetede yazıyor, zaten o gazeteci, zaten o kadın. Zaten bir türlü kovulmadı. Vardır bir kötü huyu, bir yerden yakalarız” diye naralar atıyor yıllardır. Ne diyeceksin? Bunu iş bellemişler. Yüreklerinde gram sevgi kalmamış. Kalsa zaten bana laf söyleyip gördüklerinde yollarını değiştirmezler. Ben asıl onları destekleyen kadınlara üzülüyorum. Çünkü hemcinslerine vuruyorlar ve iftiraya çanak tutuyorlar. “Bugün ona yarın bana gelebilir bu iftira” demiyorlar. Herkes her şeyi söylüyor artık, yalan, yanlış. Daha sayayım mı? Düşünün bunu sadece magazinin geldiği noktayı anlatmaya çalıştığım için yaşıyorum. Yani kimsenin:

 

- Ailesine ya da geçmişine laf söylememişim.

 

- Parasını çalmamışım.

 

- Namuslarına laf etmemişim.

 

- İşlerini ellerinden almamışım.

 

- Onlar gibi iftira atmamışım. Neyse, öyle işte. Vicdanı, kalbi,

 

yüreği olmayan, daha doğrusu Allah korkusu olmayan insan çok

 

kolay yalan söyler ve iftira atar.