X

Şu yaşıma geldim her zaman her dönemin 'Ben bilirimcileri' vardır.

Kimdir bunlar:

-Ben biliyorum patron sevmez bunu.

 

-Patronun hoşuna gitmez bunu iptal edelim.

 

-Kesin istemez bunu yapmayalım.

 

-Sakın bu kıyafeti giyme hiç hoşuna gitmez.

 

-Sakın böyle söyleme bak başına iş alırsın hiç hoşuna gitmez.

Diye uzayıp giden bir liste yapabilirim size.

Bunların kim söyler genelde “Ben bilirimciler” Peki karşı tarafın bunlardan haberi var mıdır? Genellikle hayır. Bu ben bilirimciler kendi kafalarına göre yazar, çizer, oynar. Bu tipler genelde büyük adamların, patronların yanında, yanıbaşındadırlar.Ya da olduklarını zannederler. Bu dönemde de maalesef o kadar çoklar ki kim kimin yanıbaşında. Kim kimin adamı, kim kimin bilmem neyi çözmek mümkün değil. O yüzden Fazıl Say yakarıyor “Birileri konserimi iptal ediyor, olmasın böyle şeyler barışalım. Yukarısı, aşağısı, gerisi, berisi istediği için birisi iptal etti ama neden bilinmiyor” diyor.

 

Gülşen’in yanına biri gidiyor diyor ki “Çorabını indir başkan geliyor” Hülya Avşar iftar yemeğine gidiyor “Aaa bak omuzu açık giymiş. Kesin şimdi kıyamet kopacak” Öbürü bir açıklama yapıyor “Bak şimdi kara listeye alınacak” diyor. Bir başkası bir şey yapıyor “Yok başkan hiç sevmez bunları” diyor. Kim diyor “Ben bilirimciler” Ben inanıyorum ki reislerin, başkanların, patronların, büyüklerin, küçüklerin, aşağıların, yukarların olan bitenden çoğundan haberi yok. İşte bu ben bilirimciler var ya ah bu ben bilirimciler. Onlar hep her şeyin başı, çıbanın başı. Onlar hep ortalığı karıştıran bizi birbirimize kırdıran. Onların gazına gelmemek onları çok iyi ayırmak gerek. Onları çok iyi gözlemlemek gerek. Aman dikkat.

Farkında mısınız ?

Son zamanlarda yine İbrahim Tatlıses ve Derya Tuna konuşulmaya başlandı farkında mısınız?

 

Ben farkındayım da birileri farkında mı bilemem. Hatırlayın kısa süre önce size bir analiz yapmıştım. Magazinin bir dönemine tanıklık etmiş bir magazin yazarı olarak İbrahim Tatlıses’in Derya Tuna’ya olan bağlılığını anlatmaya çalışmıştım.Birileri de çıkıp bana söylemediğini bırakmamıştı. Sonra o birileri İbrahim Tatlıses’in kendisini korumadığından da yakınmıştı. Ama görüyorum ki korumamaya devam ediyor. Ve Derya Tuna bağlılığı son hız devam ediyor.Yani şu günlerde Deja vu yaşıyorum adeta. Yeniden Derya Tuna ve İbrahim Tatlıses konuşulurken. Hayat….

 

Telefonunuzun ayarlarını sıfırlayabiliyorsunuz ama maalesef gerçekleri sıfırlayamıyorsunuz.

Açık açık anlatmış işte

Bir senedir eşi Gonca Sağlam konuşuyor kendi ortalarda yoktu Uğur Akkuş’un. Önceki gün Yüksel Yavuz’un röportajında tüm merak edilenleri anlatmış. Eski eşi Gonca Hanım’ın tam tersine yaralamadan, incitmeden, iftira atmadan, kibar ve nazik bir dille olan biteni anlatmış. Ve açık yüreklilikle “Ben Ebru Şallı’dan önce de ilişkiler yaşadım” demiş. Ben en çok bu kısma takıldım. Düşünün kağıt üzerinde evlisiniz. Adam “Evlilik bitmişti” diyor ve başka ilişkiler yaşıyor. Ama kadın “Hala bizim yuvamızı Ebru Şallı yıktı, biz çok mutluyduk” diye bas bas bağırıyor. Adam “Hayır yuvamız yoktu. Benim başka ilişkilerim de vardı” diyor. Gerçekten üzücü. Bir kadın olarak Gonca Sağlam’a tavsiyem bu durumdan kendini hızla uzaklaştırması.Şimdi çıkıp “Yalan söylüyor” demesi bile kendisine kazandırmayacaktır. Kadın dediğin her zaman güçlü olmalı. Hemcinslerimin bu bu durumlara kendilerini düşürmelerine çok ama çok üzülüyorum. Gonca Hanım bir senedir “Biz mutluyduk” diyor Uğur Akkuş çıkmış “Yeter artık konuşmasın. Çocukları korumak için mecbur bıraktı beni konuşmaya. Artık mutlu olsun, evlensin çocukları olsun” diyor. “Yani tek boşanan biz değiliz. Geçsin bitsin, bu kavgayı, egoyu bir yere bıraksın” diyor. İşte Türkiye’de bir türlü boşanamıyor çiftler. Ya kadın ya adam ego yapıyor da ondan. Aslında kadın da biliyor belki bir kişinin o yuvayı yıkmadığını o yuva daha önce yıkıldı ama birine sarılıp hıncını alması lazım.Gonca Sağlam da Ebru Şallı’dan hıncını almaya çalışıyor. Kadının kadına ettiği, klasik. Yapmayın hanımlar bunu kendinize yapmayın. Gonca Sağlam’ın bundan sonra tek yapacağı önüne bakması. Yeni hayat kurup mutlu olması. Daha doğrusu bu durumda olan tüm kadınların yeni bir hayat kurup önüne bakması ve çocuklarını düşünmesi gerekli. Çünkü bu kavganın sonu yok. Anne ve babaların çocukları düşünmesi gerekiyor. Yoksa ekranlara çıkıp konuşmak kolay. Ama bir anne ve babanın çocuklarını düşünmeden hareket etmesine inanamıyorum.