X

İçimdeki ses diyor ki

Zaman zaman Murat Yıldırım’ın sunduğu “Kim milyoner Olmak İster” yarışmasında biri çıkıyor en kolay soruyu bilemiyor ve biz günlerce onu konuşuyoruz. İşte bu hafta da 26 yaşındaki Su Ayhan “Çin Seddi nerededir?” sorusunu bilemedi ve iki joker kullandı. İçimden bir ses “İnanma inanma artık bunları kurguluyorlar” diyor.

Sonra içimdeki ses "tamam bu da kurgu da stüdyodaki insanlarda mı bilemedi yani” diyor. Ve içimdeki ses daha da baskın bir şekilde “Ahmak olmak. O alet rejinin elinde sonuçta” diyor.

Yani baktığın zaman iki gündür nereye gitsem “Dolar” kadar reytingi vardı bu “Çin seddi” muhabbetinin.

Sonra bakıyorum ülkenin eğitim düzeyi tartışılıyor bu yarışma üzerinden.

Kafam karışık.

İç sesim karmakarışık.

Kafam davul gibi. Yani herkes bir dolar diyor bir “Çin seddi” diyor.

Artık ben içimdeki sesle ile baş başayım sizi içinizdeki ses ile baş başa bırakıyorum.

Hem Tuba’ya hem Aleyna’ya

Tuba Büyüküstün gitmiş buralardan. Bir daha da adım atmayacakmış bizim Ege sahillerine. Sevgilisi Umut Evirgen ile deniz kenarında yakalandığı için biraz keyfi kaçmış. Bundan böyle yurt dışında tatil yapacakmış. Aleyna Tilki de geçen hafta “Türkiye’de tatil yapmam yurt dışına giderim” demişti hatırlayın. Ama Aleyna “Yaşadığım yerde neden tatil yapayım yurt dışına giderim” mantığında söylemişti. İkisini de bir çift lafım var.

1- Tuba Büyüküstün’e: Nereye gidersen git biz denizlerden bulamazsın Tuba. Sonuçta sevgilinde deniz kenarında fotoğrafın çekilmiş ne var bunda. Sen de ünlü birisin. Takılma artık bunlara. Bir de şu gergin hallerinden bir vazgeç. Biraz rahatla.

2-Aleyna Tikli: Aleynacağım daha küçüksün. Belli ki Bodrum’un denizinin lokumluğundan, Çeşme’nin denizinin buz gibi güzelliğinden Göçek’in koylarının o muhteşem güzelliğinin, kaş, kalkan hiç söylemiyorum daha fark etmemişsin. Küçüksün daha bebeğim. Bu deniz, bu mavilik bu koy, bu yemek, bu lezzet, bu güzel hava bu dört mevsim nerede var Aleyna. Bulursan bize de söyle.

Bir İstanbullu olarak İzmirlilere bir çift lafım var

Neden mi? Şöyle ki kendileri sürekli

-Alaçatı doldu taştı, Çeşme doldu taştı.

-İstanbullulardan bize yer kalmadı.

-Gelmesin artık İstanbullular.

-İstanbulular diye bir köşe yapılsın.

-İstanbullulardan kendimize yer bulamıyoruz.

-Özellikle hafta sonu Alaçatı’ya, Çeşme’ye, Urla’ya giremez olduk. Yeter gelmeyin artık.

Diye diye bir hal oldular.

İyi de sevgili İzmirliler. Sizi de ayrı severim. Gönlüm hep Ege’dedir. Oraya aşkımı herkes bilir. Babamın dedesi izmirli. Hemşehri sayılır. Ancak ve ancak biz ne yapalım.

İstanbulular olarak. Biz ne yapalım. Memlekete gelmeyen kalmadı.

“Biz onlar gelmeyin, bunlar gelmesin, şunlar gelmesin, yeter gayrı” diyor muyuz? Diyebiliyor muyuz?

Ayrıca İstanbullular gelmese ne o Alaçatı değerlenir, ne o Urla ne de Çeşme. O üç kuruşluk taş evler milyon dolarlara satılıyor şu anda. Bir arkadaşım 2009 yılında 30 bin TL’ye aldığı evi şu anda 2 milyon TL’ye satıyor biliyor musunuz? Aradaki emlak farkına bakar mısınız? Dünyanın neresinde var böyle uçuk bir fark. İnsanın dudağı uçukluyor resmen.

Böyle fahiş bir fiyat olabilir mi arkadaş.

Gerçekten oralar bu kadar değerlendiyse o sevmediğiniz İstanbulluların payı çok büyük bunu da unutmayın.

Ve kusura bakmayın ama İstanbul’dan bir servis elemanı, mekan geldiği zaman servisi bile değişik oluyor. Bir İzmirli mekana gidin bakalım aynı servisi alabiliyor musunuz? Ki bunu sizler de çok iyi fark ediyorsunuz. Neyse böyle ötekileştirmez siz-biz demek istemiyoruz. Sizlerin yaptığı gibi ama her seferinde duyuyorum bu sözleri.

Sürekli bir “Yeter istanbullular gelmesin” demek ile olmuyor memleket herkesin. Önemli olan yaşamayı bilmek.

Sağım solum önüm arkam

-Bu doların hali ne olacak.

-Aman bana ne ya dolarım yok ki doları olan düşünsün.

-Doların var mı?

-Doların var galiba nedir bu neşen.

-Ne olsu hayırdır dolar borcun var galiba nedir bu moral bozukluğun.

-Dolar ne durumda bayağıdır bakmadım. Kaç olmuş ha kaç olmuş.

-Dolar çıkıp duruyor arkadaş. E ben evleneceğim. Altın da adı başını gidiyor.

-Dolarsız ne yemek yeniyor, ne sohbet ediliyor, ne konser izleniyor. Bu durumdayız.