X

Demet Akalın 6.5 yıllık eşi Okan Kurt’tan haciz sonrası jet hızıyla boşandı.

 

Ben de “Bunu yaşamayan anlamaz. Anlayış göstermeliyiz” dedim.

 

Sevilay Yılman’da benim yazım sonrasında, özellikle benim yaşadıklarımın ne olduğunu bilmediğini söyleyip, “Kesinlikle Esin’e katılıyorum. Allah kimsenin başına vermesin zor. Ama zaten evlilikler de bu zorluklara göğüs gerebiliyorsan vardır. Geremeyeceksen evlenmeyeceksin. Evleniyorsan nikah masasında ettiğin o yemine de sadık kalacaksın. Esin, kendi yaşadığı tecrübelerden hareketle Demet Akalın’ı bu jet hızıyla boşanma işinde anlayışla karşıladığını söylüyor” demiş.

 

 

 

Ajitasyon hayatım boyunca yapmadım, yapmayı da hiç sevmem.

 

Ancak şu an bu konuya açıklık getirmek zorundayım. Haciz olaylarını çocukken yaşadım.

 

Hem de en ağır şekilde.

 

Bir değil çok kez.

 

İnanın çocuk aklınıza öyle şeyler yerleşiyor ki, bir daha da çıkmıyor yaşadığınız olaylar.

 

Ki benim yaşadığım dönemde daha da vahim de.

 

Belki günümüzde daha da modern bir yolu bulunmuştur.

 

Ve bunca yıldır çocuk doğurmak istememem, mala değer vermemem, evlilikten bu kadar kaçmam, çocuklara karşı anne ve babaların düşüncesiz davranışlarında aslan kesilmem, nefretle bakmam bu sebeptendir.

 

Bilmiyorum.

 

Yaşadığım duyguları anlatabilmemin gerçekten imkanı yok.

 

 

 

HİRA NE YAŞADI TAHMİN EDİYORUM

 

 

 

Demet Akalın’ın evinin önüne kamyonlar geldiği gün gazeteden aranıp “Esin Demet’e ulaşabilir miyiz?” dendiğinde içim cız etti. Elim gitmedi. İçim yandı.

 

O günü, evin içini, yaşanan olayları o kadar iyi biliyordum ki!

 

Demet ne diyecekti ki.

 

Hepsini biliyordum.

 

Acısını yaşıyordum o an.

 

Neyse.

 

Kısaca…

 

Hira o gün ne yaşadı ne gördü az biraz tahmin edebiliyorum ki Hira’nın yaşı henüz çok küçük.

 

Bunu bir değil defalarca yaşadığı zaman iş daha da kötüleşiyor, hele ki bir çocuk ve bir çocuk beyniyse.

 

Geriye daha da kötü izler kalıyor.

 

Siz büyüdükçe, gözünüzü kapattıkça peşinizden sizi takip eden bazı görüntüler kalıyor geriye.

 

O yüzdendir ki, çocuğunu düşünen anne ya da baba bu hareketi yapmalı maalesef.

 

İşler yoluna girene kadar.

 

Ve bu da anlaşmalı boşanma demek değildir.

 

Bu sadece çocukları korumak adına yapılan bir harekettir.

 

Ve “Hastalıkta, sağlıkta” verilen sözler bir yerden sonra yerini daha da kötü olaylara bırakmadan önlem almaktır, ki bunu da ülkemizde çok kişi de yapıyor zaten…

 

Anlatmak istediğim tamamen buydu Sevilay Yılman…

 

O yüzdendir ki saygı göstermeliyiz diyor ve Demet Akalın’ın doğru bir şey yaptığını düşünüyorum.

 

 

 

Pazartesi Çukur’a gireceğim

 

 

Pazartesi geliyor evet hazır mısınız?

 

Ben hazırım?

 

Pazartesi demek Çukur günü demek.

 

Merakle bekliyorum?

 

Neyi mi?

 

-Kim değil kimler öldü?

 

-İdris Baba, Emmi ve Paşa ölüme yürüdü. Hangisi hayatta kaldı? Onu fena merak ediyorum.

 

-Vartolu’yu şahsen çok özledim, pek özledim acayip özledim. Hele o “Vartotiiiiiii” hallerini çok özledim canım çok.

 

-Karakuzular nasıl gelecek bakalım bak onu da çok merak ediyorum.

 

 

 

-Fragmanlardan gördüğüm kadarıyla Yamaç bayağı dayak yiyor. Kardeşler birleşir bu sezon benden söylemesi.

 

-Vartolu, Cumali, Yamaç birleşti mi tamamdır bu iş.

 

-Sonuç Pazartesiyi iple çekmekteyim. Çukur’a gireceğim. Evde yokum.

 

 

 

 

 

***

 

 

 

Nihat Doğan’ı nasıl bilirdiniz?

 

 

 

-Hep aynı.

 

-Değişen bir şey yok.

 

-Klasik Nihat Doğan.

 

-Kavgacı Nihat Doğan.

 

-Pimi çekilmek üzere hazır bekleyen bir canlı bomba.

 

-Neyi doğru söylüyor, neyi yalan söylüyor belli değil.

 

-Eğer onu eleştiriyorsan yandın direk vatan haini ilan ediliyorsun.

 

-Bir tek o doğru herkes yanlış.

 

-Yapıyor, ediyor sonra da “Ben bir şey yapmadım” diyor.

 

-Seversin, sevmezsin ama hakkında bir suçlama varsa bir doğru açıkla değil mi yok; Nihat Doğan asla bunu yapmaz direk “Siz vatan hainisiniz ben vatan severim” diye başlar sonrası geçmiş olsun.

 

-Nihat Doğan demeden önce on kez düşün.

 

-Şimdi bunları yazdım hakkınızı helal edin diyorum. Başka da bir şey demiyorum.

 

 

 

 

 

 

 

***

 

 

 

Şebnem Schaefer’i nasıl bilirdiniz?

 

 

 

-Klasik Şebnem Schaefer ortalardan bir kaybolur sonra ortaya çıkar.

 

-Klasik konuşacak başka konusu yok hep aynı konular.

 

-Yine aynı hikaye Özcan Deniz ve bornozu.

 

-Şebnem hala bornozun peşinde. Bitmeyen bornoz.