X

Cumhurbaşkanımız, Fazıl Say’ın “Truva Sonatı” konserine gittiğinde içimde güzel duygular yeşerdi.

Kendimi çok iyi hissettim. Uzun süredir hiç bu kadar iyi ve güzel hissetmemiştim.

Ve bu adım sonrası uzun süredir “Sen, siz, onlar, bizler” olmadan “Biz” olduğumuz birleştiğimiz, barıştığımız hissettim.

Tabii Fazıl Say ve Cumhurbaşkanımızın fotoğrafı sonrasında çatlak sesler çıkmadı mı?

Çıktı ve çıkmaya da devam ediyor.

Ama siz siz olun kapatın o seslere kulaklarınızı.

Ülkemiz için, bizim için, bizim birliğimiz, bütünlüğümüz ve kardeşliğimiz için kulaklarını öyle bir kapatın ki duymayın. Hatta o negatif enerji ile kötülük fışkırtan kişileri hayatınızdan hızla püskürtün.

Yok edin.

Bir daha da selam vermeyin.

Haydi konserlere, haydi şarkı söylemeye

Bir dönem bu ülkenin her köşesinden konserler fışkırıyordu. Rumeli Hisarı, Kuruçeşme Konserleri. İşte o konserlerden bir tek uzun soluklu olan Harbiye Açıkhava Konserleri oldu.

Şimdi de olsun istiyorum.

İmkanımız var. Güzel salonlarımız var. Bu ülkenin çok güzel şarkı söyleyen isimleri var.

Ve onları görmek isteyen, eğlenmek isteyen, şarkı söylemek isteyen çok kişi var.

İşte Polat Yağcı önderliğinde Haliç Kongre Merkezi’nde konserler başladı. İlkini 18 Ocak’ta Edis verdi. Önceki gün de

Hande Yener sahnedeydi. Bugün yani 20 Ocak Teoman sahnede.

Yarın yani 21 Ocak Cengiz Kurtoğlu-Hakan Altun şarkılar söyleyecek. Ve 1 Şubat'a kadar konserler hız kesmeden devam edecek.

22 Ocak Koray Avcı

23 Ocak MFÖ

24 Ocak Zara-Rubato ve Dostları

25 Ocak Serkan Kaya ve Bendeniz

26 Ocak Serdar Ortaç

27 Ocak Fettah Can ve Merve Özbey

28 Ocak Aleyna Tilki

29 Ocak Demet Akalın

30 Ocak Sibel Can

31 Ocak Berkay

1 Şubat Güldüy Güldüy-Güldür Güldür sahnede olacak.

Hadi dolu dolu müzik şölenini kaçırmayın.

Gerçekten kim düşündüyse, kim akıl ettiyse ellerine sağlık. Daha çok konser olsun. Daha çok etkinlik olsun.

Beğenmek zorunda mı Hakan

Sabah Gazetesi’nde Hakan Uç arkadaşımız “Vefa mı ara bulasın” diye bir yazı kaleme almış.

Diyor ki Hakan: "Tarkan, 2016’da Ahde Vefa albümünde fotoğraflarını Ara Güler’e çektirdi. Ama beğenmedi sonra çöpe attı.

Ara Güler’in ölünce birlikte fotoğrafını paylaştı. Siz söyleyin ahdi vefa mı, yoksa ah be vefa mı?”

Vefa konusuna en takılan kişi olarak Tarkan’ın burada vefasızlık yaptığını düşünmüyorum ki, fotoğrafı illa ki, çektirdi diye beğenmek zorunda mı Hakan?

Kimler kimlere neler çektiriyor çöpe atıyor bir de üstüne üstlük parasını ödemiyor.

Ama tabii Tarkan, ustaya fotoğraf çektirip sonra parasını ödememiş. Ya da aradığı zaman telefonlarına çıkmadıysa dediğinde haklı olabilirsin.

Ama illa ki, çektirdiği fotoğrafı kullanmadı diye vefasızlık yaptığını düşünmüyorum.

Sonuç olarak bu bir albüm fotoğrafı.

Sanatçıların albüm fotoğrafları konusunda ne kadar hassas olduğunu bildiğini düşünüyorum ki hele ki Tarkan.

Yani bana bu hususta bir vefasızlık gelmedi.

Sana neden geldi onu da ben anlamadım. Eğer Tarkan, parasını ödemeyip ustanın emeğine saygısızlık ettiyse bu bambaşka bir durum.

Eğer öyleyse onu tartışalım ve konuşalım derim.