X

Bergüzar Korel’in ablası Zeynep Korel durup dururken:

 

-Yok Amerika’da temizlikçilik yapıyorum.

 

-Evlere temizliğe gidiyorum.

 

-Köpek gezdiriyorum.

 

-Bunun daha aşağısı yok.

 

-Utanmıyorum

 

Tadında açıklamalar yaptı ve ben de “Neden utanasın. İnsan doğru düzgün, namuslu çalışıp kazandığı paradan neden utansın” diye bir yazı yazmıştım.

 

Ardına da “Bilinçaltında bir başka sorun var” demiştim ya.

 

İşte ortaya çıktı.

 

Zeynep Korel şimdi de “Yok ben büyürken bir aferin almadım”, “İşte Bergüzar Korel ile Halit Ergenç ikinci çocuk olmasaydı boşanacaklardı” tadında açıklamalar da yapmaya başladı.

 

Kısacası dediğim çıktı.

 

Zeynep Korel hayatını değiştirmeyi ilgi çekmek için yapmış meğer.

 

Evlere temizliğe gitmek bile bir kurgu.

 

Yani bu gerçekten istediği için yapmıyor.

 

İçten içe ilgi çekmek, kendisini üzen ailesinin canını acıtmaya çalışıyor.

 

Ki keşke böyle yapmasaydı.

 

Maalesef işte küçükken sorunlu büyüyen çocukların geleceği hep böyle oluyor.

 

Ailelerinin canını acıtmaya çalışıyorlar.

 

Peki sonuç ne mi oluyor?

 

Kaybedilmiş bir aile…

Tubaları kim kurtaracak

Bıktık, yıldık, usandık.

 

Bitmiyorlar, tükenmiyorlar.

 

Tuba’nın babasının yaptıklarını izledik. Cümle alem izledi.

 

Hayır Emine Bulut’un ölüşünü de izledik.

 

Ne oldu!

 

Ne oluyor!

 

Ne değişiyor.

 

Tuba babasını sayısız kez şikayet etmiş.

 

Gelmişler, almışlar 10 gün tutmuşlar sonra da “Haydi serbestsin” demişler.

 

Yani resmen hukuk, adalet “Git başladığın işi bitir” diyor.

 

Olacak iş mi Allah aşkına?

 

Benim aklım, mantığım artık bunu almıyor. Alan birisi varsa bir açıklasın.

 

Bu kararları veren hakimler bir açıklasın neden böyle oluyor?

 

Mesela bunu “Müslüm Gürses” filminde de görmüştük.

 

Müslüm Gürses’in babası iki sene hapis yattı.

 

Sonra hapisten çıktığı gün annesini ve kardeşini öldürdü.

 

Sonrası malum. Filmde izledik zaten.

 

Ama bu gerçek hayatlar yaşanıyor, bitmiyor. Çünkü hukuk bu konuda “Yasalar böyle” diyor.

 

E hadi artık neden değişmiyor bu yasalar neden?

Memlekette neredeyse hiç kimse

-“Bilmiyorum” demiyor.

 

-“Evet çok haklısın” demiyor.

 

-Asla “Özür dilemiyor”

 

-“Olur arkadaşım böyle şeyler üstünde durmaya değemez” demiyor.

 

-Altan almıyor.

 

-Hoş görmüyor.

 

-“Kusura bakma” demiyor.

 

-Affedersin” kelimesini unuttu bile.

 

-“Çok başarılı insan, inanılmaz başarılara imza atıyor” demiyor.

 

-Asla “Alkışlamıyor”

 

-“Yardıma ihtiyacın var mı?” demiyor.

 

-“Bir şeye ihtiyacın var mı?” Hiç demiyor.

 

-“Eğer o kişi bunu yaptıysa vardır bir bildiği” demiyor.

 

-“Doğru mu yalan mı bir soralım” sanki hayat cümlesinden çıkartmış durumda.

 

 

Dualarımız askerlerimizle

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin başlatmış olduğu “Barış Pınarı Harekatı” sebebiyle kalbimiz, aklımız, düşüncemiz bölgede ve askerlerimizde.

 

Bir an önce bölgeye barış ve huzurun egemen olmasını diliyorum. Bir an önce askerlerimizin, sağlıkla evlerine dönmesini diliyorum.

 

Mehmetçiklerimizin her zaman yanındayım. Ve gerçekten dualarım askerlerimizle.

 

Bu günlerde toplum olarak birlik alma zamlanı. Ama yine bu durumda bile kavgalar bitmiyor.

 

Ki düşman ayrılmış toplumları sever.

 

O yüzden de daha çok birlik olmak ve daha çok birbirimizin elini tutma zamanı.

 

Bu mantıkta olmayan insanlara bir an önce Allah’tan mantık ve akıl fikir diliyorum.

 

Ve Allah askerlerimizin yar ve yardımcısı olsun.