X

Önceki gün harika bir fidan hediye aldım.

 

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemir imzalı gelen bu fidan 11 Kasım’da 81 ilimizde başlatılan bir organizasyon ile birlikte tam saatler 11:11’i gösterdiğinde binlercesi gibi dikilecek.

 

“Geleceği Nefes” adı verilen seferberliğin amacı, gelecek nesillere daha yeşil bir Türkiye bırakmak için, dünyaya örnek olacak bir toplumsal bilinçlendirme.

 

Bunu da Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü koordinasyonu yürütüyor.

 

Ve aynı zamanda son zamanlarda da sık sık sosyal medya üzerinden de karşılaştığınız gibi gelecegenefes.com sitesi üzerinden de dileyen 5’er fidanı kendi ve aileleri için ücretsiz olarak diktirebiliyormuş.

 

Haydi sizler de durmayın derim.

 

Bir fidan bir fidandır.

 

Yarın bu topraklarda yaşayacak tüm canlılar için bir nefes olacak fidan dikimi için kolları sıvama vakti..

Serenay’ı makyajsız yakaladım

İşte ben de “En çok okunan” haberlere bir yenisi ekledim.

 

Evet evet yanlış okumuyorsunuz.

 

Sitelerde ya da gazetelerin magazin haber bölümlerinde “Makyajsız yakalandı” başlıklı haberler yok satıyor.

 

Adeta tıklanma rekorları kırıyor.

 

Kimi ünlü isim makyajsız yakalanmaya korkarken, kimisi de göğsünü gere gere ortaya çıkıyor.

 

Ben de pek anlamam “Makyajsız yakalandı” haberlerinin bu kadar ilgi görmesini ama görüyor işte.

 

Önceki gün de Serenay Sarıkaya karşımıza çıktı. işte tam da bu başlığa uygun bir şekilde.

 

Yani: Sıfır makyaj.

 

Hatta “Yataktan kalktığı gibi gelmiş” desek yeridir.

 

Yani sosyal medya tabirine göre “nofilter” şekilde.

 

Çünkü reklam yüzü olduğu firmanın tanıtımında da yani reklamlarında da neredeyse sıfır makyaj şekilde kamera karşısına geçmiş.

 

Tasarımını yaptığı ürünlerin, doğal, organik, doğaya zarar vermeden üretildiğini anlatabilmek için.

 

Ve haliyle bunu da en iyi şekilde ancak böyle anlatabilirdi.

 

Tamamen doğal bir yani filtresiz bir şekilde.

 

Ki Serenay, birçok ünlü isme göre gönül rahatlığı ile makyajsız, saçı başı dağınık şekilde çıkabilecek nadir isimlerden.

 

Ve gerçekten Salı sabahı da dupduru, su gibi çıktı karşımıza.

 

Enerjisi, keyfi de gayet yerindeydi.

Farkında mısınız?

Son zamanlarda magazin dünyası çok sıkıcı ve sevimsiz değil mi? Mesela:

 

-Bülent Ersoy çok fazla adından söz ettirmiyor. Nerede o “Bülent Ersoy halleri. Kıyafetleri, hali, tavrı, tırnakları” diyeceğim ama Bülent Ersoy bile sıradan kaldı. Sokaktaki 17’lik çıtırların tırnakları neredeyse göz oyuyor. Yani eskiden Bülent Ersoy’un tırnaklarına laf edenlerin şimdi tırnakları ondan uzun.

-Mesela Hülya Avşar. Nerede Hülya Avşar şımarıklığı. Nerede yaptığı espiriler. Nerede adından söz ettiren halleri. Arada, derede artık sadece kızı Zehra ile ilgili bir şey olursa konuşuyor. Tabii bir de yeni nesil oyuncular hakkında yaptığı yorumlarla. O da öyle askıda kalıyor. Çok uzun vadeli olmuyor anlayacağınız.

-Nerede Sibel Can’ın “Kilo verdi”, “Kilo aldı”, “Bu albümde şu kadar kilo aldı”, “Bu albümde bu kadar kilo verdi” haberleri. Farkında mısınız yıllar geçti bir “kilo- albüm” haberi gelmiyor Sibel Can’dan. Çünkü şu ara fıstık gibi.

 

 

Hep birlikte rahat bir nefes alabiliriz

Malumunuz bir saat tartışmasıdır gidiyor.

 

Demet Akalın-Berkay ve eşi Özlem arasında.

 

Doğum hediyesi saatin parası sahibine geri ulaşmış.

 

Toplum olarak rahat bir nefes alabiliriz.

 

Hediye para iadesi ile tekrar sahibinde.

 

Durum budur. Haydi hayırlısı.

 

Bakalım Demet ve Berkay ne zaman barışacak.

 

Bak Ajda Pekkan ve Bülent Ersoy bile yıllar sonra barışmış. Kesin Demet Akalın ile Berkay da barışacak. Ama tabii biraz zaman.

 

Malum bunlar zaman işi.

 

Zaman aşımı her şeyi affeder bu camiada.

 

Tecrübeyle sabit.