X

Alaçatı'da birçok otel ve butiklerde Euro ve Dolar telaffuz ediliyor.

Önceki gün bir mağazaya girdim bir küpe soruyorum "60 dolar" dedi.

Bazı oteller Euro karşılığı oda satıyor.

Keza Bodrum'da durum daha da vahim.

Çoğu mekanda sadece Euro ödeniyor her şey... İçtiğiniz su bile...

Mesela küçük bir şişe su 10 Euro. Yani Türk parası 100 TL'yi geçiyor.

Ve menüde Euro ibaresi listenin en altına küçücük yazılıyor. Yani menüye bakıyorsunuz. Sipariş veriyorsunuz. En altında dikkatinizi çekerse "Fiyatlarımız Euro ile ödeniyor" diyor.

Eğer fark etmiyorsanız geçmiş olsun. Hesap geldiğinde küçük bir servet bırakıyorsunuz yediğiniz, içtiğiniz karşılığında.

Çoğu insan, "Ee Türk parası söylendiğinde çok yüksek gözüküyor. O yüzden Euro ekleniyor" deniyor. Aslında haklı. Düşünsenize küçük bir şişe suya kim 100 TL'nin üzerinde para ödemek ister.

Ama ödeniyor maalesef.

Bu arada bilmem ne lahmacun şu kadar, bilmem ne beach bu kadar fiyatlarından hiç hoşlanmam, yazmam da ancak ülkemizde Euro ile ya da Dolar ile bir şeyin satılması zoruma gidiyor şahsen.

Buna bir son verilmeli...

Dolar ve Euro ile satış yapanlara da ciddi cezalar kesilmeli.

Yalnız değilsin Merve

Merve Dizdar, "Keşif dönemindeyim. Duygularımı, kararlarımı, aslında kim olduğumu keşfediyorum. Kendimle yetinebilmeyi öğreniyorum" demiş.

Ki şu ara bu cümleleri o kadar çok duyuyorum ki!

Elbet bunda pandeminin önemi ve etkisi çok büyük.

Fakat tabii keşfetmenin yaşı yok.

Şahsen ben de şu ara hiç tanımadığım yanlarımla karşı karşıya kalıyorum. Şükür gayet de memnun kalıyorum ancak insanın belli bir yaşa gelince farklı yönleriyle karşılaşması acayip oluyormuş..

Mesela;

-"Asla yapmam" dediğim şeyleri yapıyorum.

-"Mümkün değil" dediğim birçok şeyi yaptığımı fark ediyorum.

Ha bunlar öyle büyük büyük şeyler değil elbet. Ama keşfetmenin yaşı yok...

Mesela Merve Dizdar, "Sessiz sakin bir hayatım var. Pandemi döneminde sağlıklı beslenmeyi öğrendim" falan demiş ki, inanın şu ara en çok duyduğum cümleler.

Çoğunluk sağlıkla bozmuş durumda kafayı.

Daha "Merhaba nasılsın?" demeden, "Aşı oldun mu?", "Ben aşı oldum", "Acayip diyet yapıyorum", "Şunları yemiyorum, bunları yemiyorum" diye söze başlıyor.

Hatta "Aman sakın öpüşmeyelim, sarılmayalım" diyenlerin yanında, "Yahu gel aşı oldum sarılalım" diyenler olarak ikiye ayrılıyor.

Kafalar karışık.

Sonuç mu? Pandeminin öğrettikleri ve yeni alışkanlıkları tadında kitaplar çıkacak yakında.

Ve insanlar "Pandemi döneminden kaldı bu bende. Böyle devam ediyor" diyerek yalnızlaşmayı, sağlıklı hayatı tercih edecek.

Yeni dönem kimisi için inanılmaz sağlıklı anlayacağınız.

Niye evlendim ben seninle

Kavganın elbet saati olmaz ancak erken saatlerde yapılan tartışmaya şahit olunca gününüz berbat geçiyor. Tecrübe ile sabit.

Aktarıyorum. Önceki gün, yeni evlendiğini düşündüğüm çiftin istemeyerek de olsa sözlü tartışmasına şahit oldum. Ve baktım tartışma ve kurulan cümleler bitmiyor yanlarından kalktım. Ama kalkerken de maalesef şu cümlelere şahit oldum; -Neden telefonumu karıştırdın bıktım senden. -İçip içip bana mı sarıyorsun? -Seninle evlendiğime çok pişmanım. -Bana küfür edemezsin. Sen bana küfür edersen ben de sana ederim. -Sen ne ezik bir adamsın. Ben seni tanıyamadım. Diye söylendi kadın. Uzun uzun söylendi sonra gitti. Her zaman söylüyorum. Yıllardır yazıyorum. Yapmayın etmeyin. Bu tarz cümleleri ne kadın ne de erkek kurmamalı. Sonrası hüsran olur. Çünkü arada saygı biter ve bu tarz cümleler bir kez kurulursa geçmişler ola. Bir daha toparlanması zor olur. Aman dikkat!!!