X

Kendine çelenkler gönderen, sahte kartlar, ödüller hazırlatan, ameliyatlara giren memleketin sahte doktoru ne önerirdi bilmem ama, ben size son günlerde takıldığım bir şarkıyı önereceğim; "Antidepresan"

Öyle saatli değil. Dinleyin bol bol dinleyin. Ya da size ne iyi geliyorsa... Yoksa tırlatacağız belli oldu..

Çünkü memlekette çoğu insan genel ilaçlara gömülmüş durumda. Fakat ben ilaçlara uzak duran biri olarak kendimi müziğe verdim. Özellikle Mabel Matiz ve Mert Aydın'ın düeti "Antidepresan" dinliyorum.

Sözler, sound, yorum müthiş. Eviriyorum, çeviriyorum dinliyorum. Bol bol ilaç içmekteyse ruhuma iyi gelecek bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Memlekette çözemediğim sorunlar aklıma geldikçe şarkıda Mabel Matiz'in söylediği gibi "Kafayı yiyorum" diye mırıldanıyorum. Mesela "Eh işte ben de bu sahte doktorun nasıl bu kadar yakayı ele vermeden ameliyatlara girdiğini" çözemiyor çözemiyor sonra şarkıdaki gibi "Kafaaaayııı yiiyiyorum" diyorum.

Arkadaş doktor bu doktor!!! Gerçekten aklım almıyor.

Terzi değil, bakkal değil, bilmem ne değil. Olacak iş mi "Doktor doktor". Harbi kafayı yiyorum. Ya yorganın altına girdim karaları bağladım şarkının sözlerinde olduğu gibi.

7-24 "Antidepresan" dinliyorum. İyi de geliyor sanki... Belli ki, bu kış bol bol ihtiyacım olacak bu şarkıya. Çünkü memlekette olay eksik olmuyor. Hanımlar-beyler gerçekten olmuyor. Güzel bir şeyler olsun istiyorum artık yeter.

Çözemiyorum olan biteni. Ve evetttt şarkıda geçen cümle gibi "Kafayııııı yiyiiiyoruuuum!"

 

Siz de dinleyin anacağım, iyi gelecek görün bakın. En azından az biraz da olsa, küçük de olsa iyi gelecek bir şeylerin peşinden gitmeye çalışıyorum.

Kadınlar kadınlar kadınlar

Yıldım! Sürekli kadınların kıyafetlerinin konuşulmasından, kadınların anneliğinden konuşulmasından, kadınların namusunun konuşulmasından bıktım. Hırvat mankene "Dekolte cezası", "Hapis cezası" falan konuşuluyor. Tövbe tövbe!!! Yahu kadına taciz, tecavüz, şiddet, hiddet almış başını gidiyor, ama dekoltesi hemen ceza. Hayır kadının dekoltesi ne kadar zararlı olabilir? Dekolte birini öldürüyor da ben mi bilmiyorum acaba. Bak olabilir. Gerçekten tövbe tövbe. Peki şu annelik meselesi ne olacak!!! "Ünlü sanatçı" diye yazılıyor da neyin ünlüsü pardon!!!. Kimin ünlüsü.. Türkiye'nin geneli onu tanıyor mu? Ha böyle abuk subuk konuşunca tanıyor elbet ya da bizler kendisinden bahsediyoruz, köşemizde yazıyoruz işte.. Kimden mi bahsediyorum; Günseli Kato'dan. Kendinden söz ettirmek için "Çocuk doğurmak kadar güzel bir şey yok bir kadın için. Bir kadın bir çocuk doğurmuyorsa eksiği vardır, ben onu bilir onu söylerim. Kadının kadın olması için çocuk doğurması gerekiyor" diye buyurmuş. Pardon. Kime göre, neye göre? Sen kendini kadın hissetmiyorsan hissetme... Başka kadına neden laf atıyorsun. Bir erkeğin, "Bir erkek baba olmuyorsa eksiği vardır" dediğini duydunuz mu hiç? Bir erkeğin, bir başka erkeğin dedikodusunu yaptığını duydunuz mu hiç? Bir erkeğin bir erkeğe "Çok şişkosun, çok göbeğin var, karını neden aldatıyorsun, saçın dökülüyor kel kalmışsın, burnun çok büyük" dediğini duydunuz mu hiç? Geçin Allah aşkına geçin. Yeter bıktık sizden yeter. Susun biraz susun. Magazin programlarında da böyle bilir kişi çıkıp konuşuyor kadınları yerden yere vuruyor kadınlar. Bıktık sizden, yıldık yeter, Bu tipler sevgisiz. Anne sevgisi, arkadaş sevgisi, sevgili, koca sevgisi görmemiş bu tipler. Sevilmemişler. Böyle hep hem cinslerine saldırıyorlar. Yeter. Konuşturmayın bu tipleri. Ekranlara çıkartmayın yeter!!! Ne gerek var mesela böyle açıklamalara Kadınların sürekli kadınlara laf etmesine gerçekten sinir oluyorum. Ben de yapıyorum zaman zaman ama sonra hemen kendime bi tokat atıyorum. "Kendine gel" diyorum. Ziynet Sali; "Estetik operasyonlar çıktı, mertlik bozuldu" demiş. Pelin Karahan, "Estetikli kadınların çocukları kendisine benzemiyor" demiş. Yok Aslı Şen'in yüzü kaymış. Yok bilmem kimi yüzü at gibi olmuş. Yok bilmem kim kedi gibi bakıyormuş. Tekrar ediyorum. Kime ne, sana ne, bana ne, ona ne!!! Sen yaptırma kardeşim. Sen yaptırma.... 1 Aralık Vay beeeee... Kocaman bir yıl geçtiii son bir aya geldik. Hanımlar-beyler son bir ay ve sonra geliyor 2023. Sizi bilmem ama ben bu yıl sanki sürekli dayak yedim. Üzerimden tır geçti. Sürekli bir olay, Bir hadise, bir sıkıntı. Bir mevzu... 2022'ye baktığımda hep böyle bir üzüntü hatırlıyorum. Hep bir sıkıntı hatırlıyorum. Hep bir dert, sorun, olay hatırlıyorum. Bir güzel şey olmaz mı arkadaş. Olsa bile, yarım saat sonra olan olay sonrası o güzel olay anında yerini üzüntüye bıraktı. Ben kendimi aşırı yorgun hissediyorum. Ve 2023'ten daha mı korkuyorum ne!!! Bu yaşıma geldim ilk kez bu ruh halindeydim. İnşallah bu sefer biz haksız çıkarız muhteşem bir yıl gelir. Ne bileyim. Ben artık 2023 nasıl geçecek, yılbaşı gecesi ne yapmayalım gibi bir şey düşünemez oldum. Köpekleri vahşice öldürüyorlar, doğayı katlediyorlar, sahte hemşireler, kavga, gürültü, patırtı. Memleketin magazin sunan tipleri bile hır-gür. Yahu magazine bulaşmayın bari. Tek keyifli şeyimiz var ona bulaşmayın bari... Of ne bileyim. Ben biraz daha "Antidepresan" dinleyin bari....