X

Çukurbostan Parkı

 

 

 

Gezi Parkı münasebetiyle son zamanlarda İstanbul ve çevresindeki bütün parkları dolaşır oldum. Önce ailemin yaşadığı Fındıkzade'de bulunan Çukurbostan Parkı'ndan başladım. Geçen sene de yazmıştım. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir harika bir iş çıkardı. Zaten son yıllarda belediye başkanları arasında beğendim en harika insan. Bir kere ego, kibir, ukalalık sıfır. Halkıyla yakın dereceden konuşuyor. Çok kibar ve saygılı. Her sabah Çukurbostan Parkı'nda çevre halkıyla birlikte spor yapıyor. Esnafı dolaşıyor. Hatta evlerine konuk oluyor. Ailem 30 yıla yakındır bu bölgede yaşadığı için detayları çok net biliyorum. Temiz ve güzel bir semt haline getirdi Mustafa Demir bu bölgeyi. Yapacağı her şeyi herkese mesaj ile bildiriyor. Eğer uygunsuz bir durum olacağını düşünüyorsa "Yapalım mı, yapmayalım mı" diye soruyor. Üstüne üstlük muhteşem de bir park kazandırdı. Bu arada parkın içinde yer havuzu var. Müsait olduğunuz zaman gidin ıslanın derim. Yurtdışında birçok park ve bahçede var bu yerden ıslatılan havuzlar. Hatta öyle ki, çocukluğunuza dönün. Kışın da bu havuzun üstüne buz pateni merkezi kuruyor. Anlayacağınız tam bir park. Olması gerektiği gibi. Tam da halkın huzurla vakit geçirebileceği gibi. Şimdi önümüz ramazan. O park o kadar serin oluyor ki, tüm oruç tutanlar tüm zamanını bu parkta geçiriyor. Öyle ki, akşam iftarlarını bile bu parkta açıyor. Yolunuz düşerse Ramazan ayında bir uğrayın derim. Ben boş vaktim olduğu her an o parkta nefes almaya gidiyorum. Hem de huzurla vakit geçiriyorum.

 

 

 

Duran adamlar

 

 

 

Duranadam ile başladı her şey. Şimdi bölge bölge yayılıyor. Kimse konuşmuyor. Herkes öyle duruyor. "Konuştuk olmadı duralım bari" durumu hakim. Bardakların üzerinde duran bile var. Öyle ki, tekerlekli sandalyeden inip dizleri üzerinde duran da var. Ama tabii duranadamlara karşı duran adamlar da var. Akıllar karışık. Bu durumda dilimde hep Erkin Koray'ın "Arapsaçına döndük" şarkısının sözleri.

 

 

 

Kanım çekildi

 

 

 

Dün Habertürk Gazetesi'nin manşetinde "Raporlar karıştı aile dağıldı" haberini okuyunca kanım çekildi. "Kızınız hamile" mesajı ile hayatı kararan bir aile. Aman Allah'ım. Ya o anda baba kızını çekip vursaydı. Olacak iş değil. Bir kadının en özeli, en mahremi değil midir bu. Aslında biz bu olayı günlerce tartıştık ama bakın gerçekleşince ne kadar da ciddi bir durum çıkıyor ortaya.

 

 

 

Dikkatimi çekti

 

 

 

Gezi Parkı ile ilgili en güzel yorumu ve konuşmayı son günlerde 5N1K programına katılan Türkiye Genç İşadamları Başkanı Ali Yücelen yaptı. Gerçekten çok sağduyulu ve güzel bir konuşmaydı.

 

 

 

Keşke kabul etmeseydi

 

 

 

Tükenmişlik sendromu ile bizi terk eden Meryem Uzerli neredesin? Hürrem Sultan sensiz bomboş kaldı. Meğer ne kadar da rolüne oturmuşsun. Şimdi daha iyi anlıyoruz gerçekten. Çarşamba Muhteşem Yüzyıl'ın final bölümüne şöyle bir göz ucuyla baktım da, olmamış. Vahide Gördüm'ün bu teklifi neden kabul ettiğini anlamak zor. Kendisi muhteşem bir oyuncu asla oyunculuğuna bir lafım yok. Ama olmaz ki. Meryem Uzerli gibi Hürrem Sultan rolünü alıp uçurmuş bir isim sonrasında yer almak çok ama çok riskliydi zaten. Bir de Halit Ergenç ile buluşup sarıldığı anda bitti her şey. Muhteşem Yüzyıl'ın orada bittiği andı sanki. Keşke hiç tanınmamış, bilinmeyen biri olsaydı o bile bu kadar rahatsız edici olmayacakmış. Bence Vahide Gördüm çok ama çok zorlanacak.

 

 

 

Karışık dönemlerde...

-Hep boş insanlar ortaya çıkar.

 

-Bunalımlı insanlar konuyu ele alır ve daha çok dalgalandırır.

 

-Evinde oturup çayını, kahvesini yudumlayan insanlar hep daha çok seslerini yükseltir.

 

-Kulaktan dolma haberlerle ahkam kesmeye bayılır.

 

-"Aslında böyle olacak" diyerek karşısındaki insanlara korku verir.