Esin Övet

Akıl sağlığımıza Allah sabır versin

Güne “Kadın cinayeti”, “Kadının boğazını kesti”, “Kadını varilde yaktı”, “Çocuğa tecavüzü etti”, “Kediye, köpeğe işkence yaptı”, “Köpeğe tecavüz edip öldürdü”, “Ağaca saldırdı, tekmeledi”, “Kedinin su kabını döktü”, “Kediyi yaktı”, “Annesini öldürdü”, “Annesini dövdü”, “80 yaşındaki adamın parasını çalıp tekme, tokat dövdü” gibi haberlerle başlıyoruz...

Yazarken içim şişti, yüreğim kanadı, ellerim titredi.

Akıl sağlığımıza geçmiş olsun.

Bozuldu, gitti, mahvoldu.

Arkanıza yaslanan Allah aşkına bir daha okuyun yazdıklarımı.

Normal mi?

Nasıl olacak?

Nasıl devam edecek sizce?

Yasalar değişmiyor..

Kadını, doğayı, hayvanı…

Yani canlıyı koruyan yasalar değişemiyor.

Sevgisizlik tavan yapmış durumda…

Şiddet eşittir cinnet hali…

Yetkililer yastığa başını rahat koyuyor ki, yasaları bir türlü değiştiremiyor. Buna göre düzenlenemiyor.

Düşünün bir gece yarısı biz uyurken çıksa mesela şu yasalar. Hani çıkıyor ya bir sürü yasa böyle sessiz sedasız.

Ne olur ki!

Ki çok basit olması gereken. Yani benim aklım, beynim küçük galiba. Böyle “Yahu bu yasalar olması gereken zaten. Bunun partisi, dini, dili yok. Canlıyı koruma yasaları. Ne var bunda!” gibi basit düşünüyorum ben de kimileri gibi.

Ezgi Mola da yazmış twit atmış.

Neden olmuyor sizce?

Neden yani olmaz.

Kadın, çocuk, kedi, köpek, doğa…

Yani canlı bu saydıklarımız.

Canlı…

Can can..

Bina değil. Beton değil. Kum, tuğla, taş değil.

Tamam son yıllarda bunlar daha önemli ama e bu canlar ne olacak yahu.

Of bilmiyorum gerçekten hayattan soğuyorum. Yaşamaktan soğuyorum.
Kadını yakmak, kediyi yakmak… Ağaçları kesmek ne demek ya!

Vallahi bir de bunları yazarken utanıyorum. Böyle rahat rahat konuşmamalıyız, yazmamalıyız, bunları böyle sıradan gibi konuşuyoruz yıllardır.

Aklım durdu benim.

Ezgi Mola, yazmış işte, “Biz uyurken istenildiğinde değişen yasa biz kıçımızı yırtarken değişmiyorsa vardır birilerinin çıkarı. Zaman bize hepsini tek tek gösterecek ama yine olan mazluma, sesini çıkaramayanlara, çocuğa, hayvana kadına olacak. Yazık ki ne yazık! Yazık olsun göz yuman, vicdanı kuruyana!” demiş.

Anlatmaya çalıştığımız bu tam olarak yıllardır.

Çoğalıyorlar.. Azalmıyorlar.