Ebru Gündeş, 11 yıllık eşi Reza Zarrab’a “İhanete uğradım” diyerek boşanma davası açtı. Davanın açıldığı ortaya çıkar çıkmaz, bir gün sonra da Hadise bombası patladı. İddiaya göre, Hadise Amerika’da gizli gizli Reza Zarrab ile buluşmuş. Ve bunu da Ebru Gündeş biliyormuş meğer. Şahsen bu böyle yenilecek, yutulacak, basit bir iddia değil. Çok ama çok ciddi büyük bir şey. Ki, haber çıktığı gün erkenden Hadise’den bir açıklama bekledim. Gelmedi… Saatler geçti ve “Hadise bir dakika bile geçirmemeli hemen harekete geçmeli. Ortalığı ayağa kaldırmalı” dedim. Ama yok gelmedi. Ta ki, saatler bir hayli geçmişti, öğleden sonra olmuştu. Ki o saate kadar sosyal medya inliyordu. Ortalık toz dumandı. Anca Hadise’den cılız bir açıklama geldi. Ki “Evet” diyecek hali yok. Haliyle iddiaları reddetti ve “Gerekli işlemlere başlıyorum” dedi. “Avukatım ilgilenecek” dedi. Dedi demesine ama kusura bakmasın beni pek tatmin etmedi. Oysa ki, Hadise'nin daha güçlü sesini çıkartması gerekiyordu. Daha hiddetli, şiddetli itiraz etmeliydi. Daha da öfkeli “Bu nasıl çirkin bir iftira” demesi gerekiyordu. Ki Hadise’nin olaylara verdiği tepkiler ortada. Bu olaya verdiği tepki cılız mı cılızdı. Olmadı yani. Hala da ses seda yok. Daha güçlü avukat ordusuyla harekete geçmeliydi. Sadece Hadise mi? Bence hayır! Bu olayda Ebru Gündeş de sessiz kalmamalı. Ortada yenilecek, yutulacak bir iddia yok. Her iki tarafta sesini yükseltmeli. Ama yok. Yine sessizlik, yine çirkin bir olay ortada… Ve yine herkesin ağzında “Kadın kadının kurdu”, “Kadın kadının bilmem neyi” gibi sözler dolanıyor. En acısı da bu zaten! Yine kadın kadının düşmanı durumu devrede. Bu sebeptendir ki, Hadise daha güçlü sesini çıkartmalı. Yoksa bu cılız bir açıklama ile oklar tamamen kendisine çevriliyor. Bu ne iğrenç bir üslup Deniz Seki, İbrahim Tatlıses’e konuk oluyor. Üstelik ikinci kez gidiyor İbrahim Tatlıses’in programına. Deniz Seki, her gidişinde İbrahim Tatlıses’i yere göğe sığdıramıyor ama o neyle karşılaşıyor. Çirkin mi çirkin. Kadını aşağılayan bir üslup ile. İbrahim efendi, Deniz Seki’ye, “Hani zayıflamıştın! Davul gibi olmuşsun” diyor. Daha doğrusu demiş. Ben izlemedim. Gerçekten pes artık. Bu ne terbiyesizlik. Bu ne çirkin bir üslup. Bu ne haddini aşan bir cümle. Program bildiğim kadarıyla canlı değil. İbrahim Tatlıses bir çirkin laf söylemiş bari kesin o kısmı. Yayınlanmasın. Bu kadına yapılan çirkin şiddet nedir ekranlarda. Ayıptır. Gerçekten ayıp. Hayır Deniz Seki, İbrahim Tatlıses’e dönüp “Bilmem ne gibisiniz” deseydi aynı şey olur muydu? Ortalık ayağa kalkardı. Yeter artık gerçekten yeter. Ünlüsü-ünsüzü ekranlarda ya da değil. Kadına yapılan pis, çirkin şiddeti kınıyorum. Kardeşim önce sizler, yani ekrana çıkanlar dilinize bir hakim olun. Bir saygısızlık yapmayın. Eminim sonrası gelecektir. Yıldım Kerem Bursin ve Hande Erçel, “Aşık mı?”, “Aşk yaşıyorlar mı?”, “Birlikte mi?” haberlerinden yıldım… Bitmiyor, bitemiyor. Kardeşim ikinizde gençsiniz. Güzelsiniz. Sevgilileriniz yok. Çocuklarınız yok. Evli değilsiniz. O şu bu… Nedir bu gizem. Yeter ben yıldım siz yılmadınız. Çıkın el ele… Nedir bu saçmalık… Yayılacaksa “Aşk” yayılsın Neslihan Atagül, eşi Kadir Doğulu’nun dudaklarını öptüğü harika mı harika, güzel bir güzel bir fotoğrafı paylaşıp “Yayılacaksa ‘Aşk’ yayılsın” notuyla paylaşmış. Ah keşke Neslihan ah keşke. Şiddet yerine… Kavga yerine. Savaş yerine… Korona yerine… Tüm insanlığa “Aşk” yayılsa… Sevgi yayılsa… Tutku yayılsa.. İnsanlık yayılsa... Vicdan yayılsa... Saygı yayılsa... Buram buram…


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR