Olaysız bir senesi yok Altın Portakal Film Festivali'nin. Bence artık "Olaylı Altın Portakal Film Festivali " olarak adını değiştirmekte yarar var.

Kimse yadırgamaz gibi geliyor bana.

Geçmiş senelerde "İnsan törene bir saygı gösterir. Bu kıyafetler ne böyle!" diye eleştirdiğimizi falan hatırlıyorum. Ama sanırım bu eleştiriler çok yıllar önceye kaldı. Çünkü son on yıldır, kavga-gürültü, hır-gür bitmiyor.

Eskiden harbiden çok masummuş ödül töreni ve törenleri.

Millet keşke gömlek-kot pantolon gelse de böyle saçma sapan olaylar olmasa.

Bu nedir Allah aşkına. Şu ödül verme, alma mevzusu ne ara bu noktalara geldi. Ve siyasete bağlandı asla anlamıyorum.

Çünkü Tamer Karadağlı ve Nihal Yalçın olayı bitmiyor, bitemiyor. Nereyi açsam, kiminle karşılaşsam saçma sapan şekilde bu konuyu konuşuyor.

Olayın videosunu izlediğimde de bir anlam veremedim şimdi de veremiyorum. Bir kere bu olayda siyasi bir durum mu var.

Ve kadına şiddet-hiddet ve saygısızlık mı var?

Ya da Nihal Yalçın neden konuşmasının kesildiğini düşünüyor.

İki tarafta da bir saçmalık var aslında.

Mesela siyasi boyutunu benim ve benim gibi bazı insanlar gerçekten anlamadı.

Etrafımda akıllı üç-beş kişiye de sordum, soruşturdum. Onlarda pek bir şey anlamamış sanırım. Hatta "Aman bizi bulaştırma" diyorlar.

Mevzunun bitmemesi sosyal medya ahalisi olay meraklısı. Olay seviyor. Aman da aman olay olsun da üzerine atlayalım diye bakıyor. Ve işte bingo!!! Olaylar olaylar. Kimse olaya doyamıyor.


Şimdi de Pınar Altuğ, Tamer Karadağlı hakkında yorum yaptığı için millet ona saldırıyor. İyi de kardeşim. Kadına soru sorulmuş. O da özgür iradesi ile yanıt vermiş. İstediğini düşünür, söyler. Kime ne!!!

Şimdi Pınar'ın yorumunu siz neden başka başka yerlere çekmeye çalışıyorsunuz. Kadın yıllarca aynı dizide rol aldığı, aynı sette bulunduğu Tamer Karadağlı'yı birçok kişiden daha iyi tanıyor.

Pınar'ın yorum yapma hakkı birçok kişiden daha çok var. Bunu da es geçmemek gerek.

Pınar ne demiş bakalım

Pınar Altuğ'a, Tamer Karadağlı ile ilgili soru sorulunca, o da, "Sıra gelen ödülünü alır ve teşekkür konuşması yapar. Sıkıcı olmaması için belli süre vardır. Mesela Oscar'da 45 saniyeden fazla konuşamazsınız. Tamer Karadağlı, kadınlara karşı saygılı, zarif bir adamdır. O törenler sohbet edeceğiniz yerler değildir" demiş.

Öncelikle doğru söylemiş bana göre. Ancak ve ancak bizim memlekette düzenlenen ödül törenlerini sürekli Oscar'a benzetmesek mi!

Ben de yapıyordum bunu maalesef. Ama beş yıl önce falan bıraktım.

Çünkü bizden ne bir Oscar ödül töreni çıkar, ne de törenlere uyum sağlayan kişiler.

Bir kere bizim ödül törenlerimizde aday gösterilen kişilerin hepsi bulunmuyor.

Ancak ödül alacaksa kişiler törene katılıyor.

Bizim törenlerin Oscar ile kıyaslanmamasını gerektiren en büyük ve önemli özellik bu bence.

Kıyafetler, ünlü isimlerin giriş-çıkış anları.

Konuşmalar.

Yer düzeni derken.

Bizim daha bin değil on bin fırın ekmek yememiz gerekiyor hanımlar-beyler.

Bizdeki törenler maalesef olsun da nasıl olursa olsun tadında.

Tolga küfür edip, kötü söz söylemediği için out

Beklenen koca Tolga Akış yanıt verdi.

Ancak beklenen yanıtı vermediği için OUT oldu. Malum Edis ve Zeynep Baktık videosundan sonra sosyal alem hop oturdu, hop kalktı. Kendisini de topa tuttu. Küfürler, kıyametler havada uçuştu. Ahlak bekçileri kol gezdi. Ve beklenen koca Tolga Akış, "Küfürlerinizin bir kısmını gördüm. Komik şeyler de vardı. Giderek büyüyen kocaman bi aileyiz" diye yanıt verdi ama kimseyi tatmin etmedi, mutlu hiç etmedi. Bazıları da, "Bu mu yanıtın. Pes" tadında karşılık verdi. Bazıları tarafından "Otur sıfır" tadında OUT ilan edildi. Gülüyorum artık ben tiplere. Asla kavgaya doyamıyor. Asla mutlu olmuyor. Asla tatmin olmuyorlar. Ne demesini bekliyorlardı acaba! Ya da ne yapmasını. Mesela Tolga küfür etse. Edis'e bin laf söylese. Evi terk etse falan amanda aman. Nasıl mutlu olacaktı bazıları. Ama kusura bakmayın beklenen kocadan gelen yanıt sizi pek tatmin etmedi. Başka beyni kötü çalışan birine inşallah. Biraz daha bekleyeceğiniz artık.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR