Malumunuz bu sektör öyle bir sektör ki, küsen küsene.

Darılan darılana.

Bazen kim kime küs, kim kime dargın, kim kime neden küsmüş onu bile unutuyorsunuz. Bu derece küsen insanı takip etmek zor.

Hatta bu sektörün olmazsa olmaz cümleleri arasında, "O varsa ben gelmem", "Onunla konuşuyorsan benimle konuşma", "Sen bilmem kimin arkadaşasın selam vermem" yer alır.

Şimdilerde Mustafa Keser ile Bülent Ersoy'un arası buz.

Gülben Ergen ve Hülya Avşar arasında ipler yine gerildi.

Bakalım daha ne kadar gerilecek...

Şimdi bana, "E say hadi daha kimler küs" derseniz çıkamayız işin içinden. Çünkü neredeyse sektörün yarısından çoğu birbirine küs. Fakat bir iyi haber Demet Akalın ile İrem Derici barıştı.

İrem zeytin dalını uzattı, Demet ise aldı zeytinleri bir güzel yedi. Oh mis gibi barışma gerçekleşti.

Sektörün en deli dolu, anında reaksiyon gösteren, içi-dışı bir ikilisi buzları eritti. Sosyal medyadan birbirine bastıkları engelleri kaldırdı.

Darısı diğerlerinin başına...

Evet şımarıklıktı

Türkiye'ye yabancı Meryem Uzerli bir anda "Muhteşem Yüzyıl" dizisinde Hürrem Sultan olarak çıktı karşımıza. Ve yıktı geçirdi. Acayip sevildi, dizi reyting rekorları kırdı. Meryem Uzerli bir anda tek bir dizi ile şöhrete kavuştu.

Milyonlar tarafından takip edilmeye başladı ve sonra ne oldu?

Tükendi.

Bir gün kalktı ve "Ben tükendim gidiyorum. Tükenmişlik sendromuna yakalandım" dedi.

Tabii herkes şok. Günlerce konuşuldu.

Almanya'da doğmuş, büyümüş bir kız ülkeye gelip Türk dizi sektörünün hiç alışık olmadığı hareketi yapınca sesler yükseldi. Tartışmalar ikiye ayrıldı. Kimisi, "Bak işte görüyor musunuz bilgisiz, tecrübesiz biri ile yol alınırsa olacağı bu. Şımarıklık" dedi. Kimisi de, "E kız haklı. Türkiye'de dizi sektörüne daha fazla katlanmadı" dedi.

Günlerce, haftalarca, aylarca konuşuldu.

Ve dizinin yapımcısı Timur Savcı da yıllar sonra ilk kez bu konu hakkında konuştu ve "Evet yaptığı şımarıklıktı" dedi.

Hatta Timur Savcı, "Çok kişi araya girmeye çalıştı. Ama benim için bitmişti. Geri dönüşü yoktu" dedi. Ben olsam ben de aynısını yapardım. Bitti mi biter.

Keskin bir karar alınıyorsa geriye dönüp bakmayacaksın. Timur Savcı, "Hadi dön o zaman" deseydi de, o maya tekrar tutmazdı.

O dönemde yazdım, şimdi de söylüyorum. Meryem'in yaptığı şımarıklıktı.


Eğer bir sorumluluk altına giriyorsanız çok ciddi bir sağlık sorunu olmadığı sürece devam etmeniz gerekiyor. Meryem'in de yapması gereken buydu. Ve sonrasında farkındaysanız Türkiye'de hiçbir dizisi tutmadı.

Çünkü olmadı.

Olamıyor.

Güven bir kez gitti mi, geçmiş olsun. Yeniden düzelmiyor.

Ciddiye alıp yanıt vermek bile yersiz

Esra Dermancıoğlu "Zayıfla" baskılarına karşı göbeği açıkta bir fotoğraf paylaşıp "Ben zayıflamazsam ne olur? Ayıp etmiş olmazsam bu şekil devam etmek istiyorum" dedi.

Ve keşke demeseydi. Sevgili Esra Dermancıoğlu Allah aşkına kime ne sizin kilonuzdan! Neden bu insanları ciddiye alıp yanıt veriyorsunuz. Bırakın konuşurlarsa konuşsunlar. Siz bakın keyfinize. Bu tipler susmayacak, çünkü sizler bu tiplere yanıt verdikçe daha da şiddetlenecekler. Sizin bedeniniz, sizin kilonuz. İster zayıflarsınız, ister kilo alırsınız kime ne! O yüzdendir ki, verdiğiniz yanıtı doğru bulmuyorum. Çünkü bu tipleri ciddiye aldığınızı gösteriyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR