Ağustos ayında vizyona girecek olan bir 'garabet'in fragmanını izledim geçenlerde! Ve bir kez daha “Bu ülkede her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız” sözünün ne kadar doğru olduğunu anladım! Çok değil birkaç yıl önce, bir travestiye 'telefon şakası' adı altında aşağılık küfürler edip kahkahalar atan cinsiyetçi bir 'vine fenomeni' oynuyor bu 'şey'de. Gelmiş geçmiş en iyi sitcom'lar listesinin zirvesinde yer alan 'Seinfeld'in Kramer'ı Michael Richards, bir stand-up gösterisinde yaptığı ırkçı espri nedeniyle sanki hiç olmamış gibi hayatımızdan silinip giderken, bizde yapılan iğrençlik 'başrolle' ödüllendiriliyor. Bu kerameti kendinden menkul adamın o günden sonra insan içine çıkamaması gerekirken, anlı şanlı firmaların 'reklam kampanyalarında' oynatıp yapımcıların filmine yatırım yapması 'bu ülkede asla


rezil olunamadığının' en güzel kanıtı.




HEPSİ NASREDDİN HOCA'NIN SUÇU




Aslında bütün bunlar Nasreddin Hoca'nın suçu! Yüzlerce yıl önce göle “Ya tutarsa” diye maya çalan Nasreddin Hoca’nın torunları,şimdilerde “Ya tutarsa” diye içinde ne senaryo, ne oyunculuk ne de bir yenilik barındıran suya tirit


yaz dizileri çekip sosyal medyada 'takipçisi' var diye yeteneksiz heriflere adına film bile denemeyecek 'zavallı şeyler' yaptırıyorlar... Ortalık “Ya tutarsa” projelerinden geçilmiyor.




Albümler, diziler, filmler hep “Ya tutarsa” diye yapılıyor. Hollywood bir filme başlarken 10 yıl sonra kahramanın nerede olacağını hesaplar, 5 yıl sonraki vizyon tarihi için rezervasyon yaparken, bizde birçok dizinin ikinci bölümünde karakterlerin başına ne geleceği belli olamıyor maalesef... Çünkü ne yapımcı, ne yönetmen, ne senarist, ne oyuncu dizisinin ikinci bölümünün olup olmayacağından emin değil, “Ya tutarsa” diye başlanıyor ve gerisi Allah kerim...




FERHAT GÖÇER’İN İŞİ NE?




Fragmanını izlediğim 'garabet' de bu “Ya tutarsa” öngörüsüzlüğünün son örneği!‘Recep İvedik’in yanında Raskolnikov gibi kaldığı çakmanın da çakması bir karakterin ‘her tarafa s.çıp sıvadığı’ bir şey var karşımızda, anlayın işte ne kadar b.ktan olduğunu... Beni asıl şaşırtan bu garabette Ferhat Göçer’i görmek oldu.Öyle ya da böyle yıllardır ‘steril’ bir kariyeri olan Göçer’in böyle bir pisliğin içinde ne işi var diye düşünmeden edemedim... Hiç mi seveni yok acaba, “Ferhat ne yapıyorsun? Bu herif kim, sen kimsin! Senaryoyu görmedin mi?” diye kimse mi uyarmadı? Ömür Gedik'in bile ‘bir şeye benzetemeyeceği' bu şeyin içinde yer almayı nasıl kabul etmiş anlamakta zorlanıyorum... Herhalde “Ya tutarsa” diye yola çıkıp “Amaannn ne olacak, tutarsa PR'ım olur, tutmazsa da bu ülkede zaten ne yaparsan yap rezil olmuyorsun...” diye düşünmüş olmalı. Nasreddin Hoca’nın eşeğinin bile 'tutmayacağını' bir bakışta anlayacağı bu 'şeyin' içinde Ferhat Bey'i görünce “Doktor bu ne?” diye sormak istedim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR